Emekliyim, reklamlarda büyükanne ya da dede olabilir miyim?

İçindekiler
Olabilirsiniz. Ben otuz bir yıl ilkokul öğretmenliği yaptım, emekli olduktan iki yıl sonra ilk reklam çekimime gittim ve bugün kendime gönül rahatlığıyla emekli reklam oyuncusu diyebiliyorum. Reklamların büyükanneye, dedeye, bahçede çay demleyen komşuya, torununu okuldan alan beyaz saçlı bir kadına ihtiyacı var. Bu yüzleri bir yerden bulmaları gerekiyor, o yer de çoğu zaman bizim gibi sıradan insanlar oluyor.
Size kendi başımdan geçeni anlatayım; belki aklınızdaki soruların bir kısmına cevap olur.
Torunum fotoğrafımı çekti, ben de formu doldurdum
Emekliliğin ilk yılı çok güzeldi. Geç kalktım, pazara gittim, yıllardır okuyamadığım kitapları okudum. İkinci yıl günler uzamaya başladı. Bir akşam yemekte televizyonda bir mutfak ürünü reklamı döndü; ekrandaki büyükanne hamur açıyordu. Torunum Defne güldü, "Babaanne, sen bundan daha güzel açıyorsun" dedi. Ben de şaka yollu "Beni de çağırsınlar o zaman" dedim.
Defne şakayı ciddiye aldı. Ertesi gün balkona çıkardı, bir yakın yüz, bir de boydan fotoğrafımı çekti. Makyaj yok, filtre yok, saçım nasılsa öyle. Ben itiraz ettim, "Kırışıklıklarım görünüyor" dedim. "Zaten onları arıyorlar" dedi. Haklıymış.
Başvuru formu sandığım kadar karışık değildi. Ad soyad, telefon, e-posta, doğum tarihi, oturduğum şehir, boyum, kilom, göz, ten ve saç rengim, bir de fotoğraflar. Birkaç gün sonra bir editör WhatsApp'tan yazdı, kendini tanıttı, birkaç soru sordu. Şunu da açıkça söyledi: uygun bir proje çıkarsa haber verecekler, ama kimseye rol sözü veremezler. Bu dürüstlük beni rahatlattı, çünkü bu yaşta kimsenin bana masal anlatmasını istemem.
Emekli reklam oyuncusu olmak için okul bitirmek gerekmiyor
İlk korkum buydu: ben oyunculuk eğitimi almadım, sahneye çıkmadım, ne işim var setle? Sonradan anladım ki büyükanne ve dede rollerinin çoğunda sizden istenen şey oyunculuk gösterisi değil. Torununa sarılan, çorbayı karıştıran, gözlüğünü düzelten, kapıyı açınca gülümseyen biri isteniyor. Yani hayatın boyunca zaten yaptığın şeyler.
Yine de kolay iş demeyeceğim. Kameranın önünde aynı hareketi on kez, aynı içtenlikle yapmak ilk başta zor geliyor. Yönetmen "Biraz daha yavaş", "Şimdi kameraya bakmadan gülümse" diyor, sen de her seferinde ilk kezmiş gibi yapmaya çalışıyorsun. Öğretmenlik burada işime yaradı; sabrı orada öğrenmiştim.
Dede adayları için de durum aynı. Bizim sette bir beyefendi vardı, emekli bir terzi. Elleri o kadar güzeldi ki bir sahnede sadece elleri çekildi. Kendisi de çok şaşırmıştı.
Sette bir gün nasıl geçiyor?
İlk çekimim bir gıda ürünü reklamıydı. Sabah erkenden çağırdılar, akşamüstüne kadar oradaydım. Bunun büyük kısmı beklemekle geçti, bunu baştan bilmenizi isterim. Işık kuruluyor, mekân hazırlanıyor, başka sahneler çekiliyor, sen bir köşede çayını içip sıranı bekliyorsun.
Bu bekleyişi kolaylaştıran birkaç şey öğrendim:
- İlaçlarınızı mutlaka yanınıza alın, öğün saatiniz varsa ekibe baştan söyleyin.
- Rahat bir ayakkabı ve üşürseniz giyeceğiniz bir hırka bulunsun.
- Ayakta beklemek zor geliyorsa sandalye istemekten çekinmeyin. Benim çalıştığım ekipler hep anlayışlıydı.
- Okuma gözlüğünüzü unutmayın; sözleşmeyi, metni okurken lazım oluyor.
- Kostüm çoğu zaman yapımdan geliyor, ama sizden kendi kıyafetinizi getirmeniz istenirse söylenen renklere uyun.
Makyaj bizim yaşta genelde hafif oluyor. Kimse sizi gençleştirmeye çalışmıyor; olduğunuz gibi görünmeniz isteniyor. Ben buna çok sevindim.
Başvurmadan önce kendime sorduğum şeyler
Eşimle uzun uzun konuştuk. Sağlığım bir gün boyunca dışarıda olmaya el veriyor mu? Kalabalık ve gürültü beni yorar mı? Ekranda kendimi görünce rahatsız olur muyum? Bunlara "evet, yapabilirim" dedikten sonra içim rahatladı.
Bir de fotoğraf meselesi var. Eski, gençlik fotoğraflarınızı göndermeyin. Ajansın görmek istediği bugünkü halinizdir. Saçınız beyazsa beyaz görünsün, gözlük takıyorsanız bir fotoğrafta gözlükle olun. Telefonla, gün ışığında çekilmiş temiz bir kare yeterli.
Eğer siz de içinizden "Ben de yapabilirim" diyorsanız, başvuru formunu birkaç dakikada doldurabilirsiniz. Torununuzdan ya da komşunuzun çocuğundan yardım isteyin, iki fotoğraf çektirin, gerisi zaten kolay.
Bana sorarsanız en güzel tarafı ekranda görünmek değil. Sabah bir yere yetişmek için erken kalkmak, yeni insanlarla tanışmak, yirmi yaşındaki kameraman çocuğun "Teyzem, harikaydınız" demesi. Altmış beşimde bunu yaşayacağımı kim söylese inanmazdım. Siz de bir deneyin, en kötü ihtimalle güzel bir hikâyeniz olur.
Sık sorulanlar
Hiç oyunculuk tecrübem yok, yine de başvurabilir miyim?
Evet. Büyükanne ve dede rollerinin çoğunda doğal davranmanız, yönlendirmeleri dinlemeniz ve sabırlı olmanız bekleniyor. Tecrübe şart değil; güncel ve filtresiz fotoğraflarla başvurmanız yeterli.
Başka bir şehirde oturuyorum, yine de çağrılabilir miyim?
Başvuruda oturduğunuz şehri yazıyorsunuz ve projeler genelde bu bilgiye göre değerlendiriliyor. Bazı çekimler sizin şehrinizde ya da yakınında olabilir. Teklif geldiğinde ulaşım ve yer bilgisi size ayrıca iletilir.
Eşimle birlikte büyükanne dede olarak başvurabilir miyiz?
Her biriniz ayrı başvuru yapmalısınız, çünkü bilgiler ve fotoğraflar kişiye özel. İsterseniz editörle konuşurken çift olarak da değerlendirilmek istediğinizi belirtebilirsiniz. Bazı reklamlarda gerçek çiftlerin doğallığı tercih edilebiliyor.



