Dizi setinde figüranlık nasıl bir iş, bir gün nasıl geçer?

İçindekiler
Dizi setinde figüranlık, kısaca sahnenin gerçek görünmesini sağlamak demek. Kafede arka masada oturan çift, hastane koridorundan geçen hasta yakını, düğünde halaya kalkan misafir. Günün büyük kısmı beklemekle, küçük bir kısmı kamera önünde geçer. Bunu bir kostüm asistanı olarak söylüyorum, çünkü figüranların günü benim odamda başlıyor ve yine benim odamda bitiyor.
Size bir günü anlatayım. Kahramanımız örnek olsun diye uydurduğum biri: Can, 22 yaşında, üniversitede okuyor ve ilk kez sete çağrılmış.
Sabah kapıdan girince ilk durak bizim oda
Can sabahın erken saatinde buluşma noktasına geliyor. Figüran sorumlusu isimleri kontrol ediyor, herkesi sırayla bize yolluyor. Kostüm odası dediğim şey çoğu zaman bir karavan ya da setin içindeki dar bir oda. Askılar, etiketli poşetler, bir ütü, bir de buhar makinesi.
Can'a ilk sorduğum şey "Yanında ne getirdin?" oluyor. Çünkü çağrı yapılırken genelde kendi kıyafetlerinden birkaç seçenek getirmesi istenir. O gün sahne bir ofis. Can bir lacivert gömlek, bir gri kazak ve bir de üzerinde kocaman marka logosu olan bir tişört getirmiş. Tişörtü hemen çantaya geri koyuyoruz. Logolu kıyafet kamerada sorun çıkarır, yayında bulanıklaştırılması gerekir, kimse bununla uğraşmak istemez.
Gömleği seçiyoruz. Kostüm şefimiz bir bakıyor, yakasını düzeltiyor, "Tamam" diyor. Sonra benim işim başlıyor: Can'ın fotoğrafını çekiyorum. Önden, yandan, ayakkabısıyla birlikte. Bu fotoğraf günün en önemli belgesi, nedenini birazdan anlatacağım.
Çantanda ne olsun, neyi evde bırakmalısın?
Kostüm odasında en çok gördüğüm hata eksik hazırlık. Genç arkadaşlar çoğu zaman tek kıyafetle geliyor, o da sahneye uymayınca elimizdeki stoktan bir şey bulmaya çalışıyoruz. Her zaman bulamıyoruz. O yüzden çağrıda ne istendiyse, onun bir yedeğini de getirmek iyi fikir.
Benim tavsiyelerim şunlar:
- Düz, sade renkler. Bembeyaz ve simsiyah kamerada zor durur, ince çizgili ve küçük desenli kumaşlar ekranda titreşir.
- Temiz, sahneye uygun bir çift ayakkabı. Spor ayakkabıyla ofis sahnesine girilmiyor.
- Kıyafetini korumak için bir askı ya da poşet.
- Telefon şarjı, su, küçük bir atıştırmalık ve sessiz bir uğraş. Kitap mesela.
Takı, saat ve dikkat çeken aksesuarları evde bırakmak en iyisi. Bir küpe sahnede bir kez göründüyse, o sahne boyunca hep orada olmak zorunda.
Dizi setinde figüranlığın asıl işi beklemek
Can hazır, saç makyaj ekibi saçını taramış. Şimdi ne olacak? Bekleyecek. Belki bir saat, belki daha fazla. Önce başrollerin sahnesi çekiliyor, ışık ayarlanıyor, kamera yeri değişiyor. Figüranlar bekleme alanında oturuyor.
Dizi setinde figüranlık yapacak herkesin bunu baştan bilmesi lazım. Burası televizyonda gördüğün hızlı akış değil. Bir sahne defalarca tekrar çekiliyor. Can çağrıldığında ondan istenen şey çok basit: elinde bir dosyayla koridorun bir ucundan öbür ucuna yürümek. On iki kez yürüdü. Her seferinde aynı hızla, aynı noktada dönerek. Kameraya bakmadan, oyunculara takılmadan.
İlk seferinde kameraya kaçamak bir bakış attı, yönetmen yardımcısı nazikçe uyardı. Kimse kızmadı ama bir daha olmadı. Setin dili böyle: kısa, net talimatlar. Dinleyen, aynı şeyi sakin sakin tekrar edebilen figüranı ekip hatırlıyor.
Öğle arası ve o meşhur devamlılık meselesi
Öğle yemeğinde Can gömleğinin kollarını sıvamış olarak sıraya giriyor. Ben uzaktan görüyorum ve içim cız ediyor. Çünkü öğleden sonra aynı sahnenin devamı çekilecek. Sabah kollar düzdü.
İşte sabah çektiğim fotoğraf burada işe yarıyor. Yemekten sonra Can'ı yanıma çağırıyorum, fotoğrafı açıp kolları, yakayı, gömleğin pantolona nasıl sokulduğunu tek tek eski haline getiriyoruz. Buna devamlılık diyoruz. İzleyici aynı sahnede birinin kolunun bir sıvalı bir düz olduğunu fark eder, inanın fark eder.
Yemeğe gelince küçük bir not: kıyafetine bir şey dökersen hemen bize gel. Saklamaya çalışma. Lekeyi erken görürsek çoğu zaman çıkarırız, geç görürsek sahne sorun yaşar.
Akşam kostüm odasında son kontrol
Hava kararıyor. Bazen çekim planlanandan uzun sürer, bu sette sık olan bir şey. Can son sahnesini bitiriyor ve tekrar bizim odaya geliyor. Bizden bir şey aldıysa teslim ediyor, biz de listemize işliyoruz. Kendi kıyafeti zaten üzerinde.
Sonra figüran sorumlusunun yanına geçip çıkış imzasını atıyor.
Kapıdan çıkarken bana "Yorucuymuş ama hoşuma gitti" dedi. Çoğu ilk günün özeti bu oluyor.
Bu iş sana göre mi?
Sabırlıysan, talimat dinlemeyi seviyorsan ve uzun bir günün içinde birkaç dakikalık bir an için hazır bekleyebiliyorsan, dizi setinde figüranlık sana iyi gelebilir. Seti içeriden görmek, ekiplerin nasıl çalıştığını öğrenmek ve kamera önünde rahatlamak için de güzel bir yer. Ama her çağrının rol ya da sürekli iş anlamına gelmediğini de bilmek gerek.
Denemek istersen başvuru formunu birkaç dakikada doldurabilirsin. Filtresiz, güncel bir yakın yüz ve bir boy fotoğrafı yeterli bir başlangıç. Uygun bir proje olduğunda bir editör seninle WhatsApp'tan iletişime geçer. Sete gelirsen de kostüm odasında görüşürüz; logolu tişörtü evde bırak yeter.
Sık sorulanlar
Figüranlık için oyunculuk eğitimi ya da deneyim gerekir mi?
Genelde gerekmez. Figürandan beklenen şey talimatları dinlemesi, sahnede doğal davranması ve aynı hareketi sakin biçimde tekrar edebilmesidir. Deneyim zamanla setin içinde kazanılır.
18 yaşından küçükler dizi setinde figüran olabilir mi?
Olabilir, ancak başvuruyu veli yapar ve çekime velinin rızasıyla katılınır. Set boyunca velinin çocuğun yanında bulunması, okul ve dinlenme saatlerine dikkat edilmesi gerekir.
Çekim günü uzarsa ne olur?
Setlerde planlanan saatin uzaması sık görülen bir durumdur. Bu yüzden o gün başka plan yapmamak ve yanına su, atıştırmalık, şarj gibi şeyler almak iyi olur.
Kendi kıyafetimi kaybedersem ya da zarar görürse ne yapmalıyım?
Durumu hemen kostüm ekibine ve figüran sorumlusuna bildir. Kıyafetini askı ya da etiketli bir poşet içinde getirmek karışıklığı büyük ölçüde önler. Sete değerli ya da çok sevdiğin parçaları getirmemek de güvenli bir tercihtir.



